1 Ocak 2017 Pazar

Duyurular

Site ile ilgili genel açıklamalar, çeviri sırası, seri sıra anketine ve bir önceki anket sonucuna bağlantılar => DUYURULAR sayfasındadır.

3 Aralık 2016 Cumartesi

Otherworldly Evil Monarch 111

Bölüm 111: Yüksek Tolerans!


Bu kritik derecede önemliydi! Yedi kardeşin bakışları Jun MoXie’nin işaret etmiş olduğu şeyin üzerine düştüğü zaman, aniden bakışlarını çeviremez hale gelmişlerdi.

Hepsi sessizce ona küfretti. Buna hala az mı diyorsun? Ağzına kadar dolu sekiz büyük testi var; tutumlu bir tahminle bile her testide en az 50 Jin ve toplamda yüzlerce Jinden fazla şarap var. Ve biz kardeşler sadece kokusunu koklayabildik ve tek bir damla tadına bakma fırsatımız bile olmadı —bir damlası binlerce jin altın değerinde-- bu tam bir soygun… ama, sadece kokusuna bakarsak buna değebilir!
(ÇN: 1 jin = 0,5kg)

“Kardeşler, gitmeyecek miyiz? Büyüğümüz Dugu ile buluşmam gerekiyor diye düşünmüştüm?” Jun MoXie geriye bakmadan önce birkaç adım öne attı, sadece hala orijinal konumlarına kök salmış gibi duran ve birkaç tane toprak testiye bakan yedi kişiyi gördü.

Orada bacaklarını yere yapıştıran bir tutkal mı vardı?!

Hayır, yerde tutkal falan yoktu, bu enfes şarabın sihirli gücüydü!

“Oh, demek buymuş! Küçük kardeşiniz yedi kardeşinin sessiz hatırlatmasına minnettardır.” Jun MoXie geri yürürken sağa sola sallandı ve bağırdı. “Buraya bakın.” Birkaç orta yaşlı hizmetkar hemen onun yanında belirdi. “Genç efendi, emirleriniz nelerdir?”

1 Aralık 2016 Perşembe

Otherworldly Evil Monarch 110

Bölüm 110: Kahramanlar ve Efsaneler Cesurca İleri Atılıyor


Biraz yaşça büyük ve biraz toy olmaları dışında, bu adamların temelde dürüst ahlaki bir karakteri vardı. Zambaklardan oluşan yedizler gibiydiler; her biri iri yarıydı, leopar gibi yırtıcı yüzleri ve iki yanaklarında kalın kaplan gibi sakalları vardı. Yedi kardeş neredeyse biraz yerdeki dikdörtgenden bir grup gibi görünüyorlardı.
(ÇN: Calla Lily/Zambağı  - Gelin Çiçeği eski Çinde olağanüstü görünümün sembolüymüş.)

Kutsal inek! Bu adamları neyle beslemişler? Bu bütün aile Zhang Fei’nin birer kopyası gibi. Eğer Üç Krallığın Hikayesinin modern bir çekimi için seçmeler yapılacak olsa hiçbirinin makyaj yapmasına bile gerek kalmaz; gerçeğinden daha otantik ve Zhang Fei’nin kendisinden daha erkeksi.
(ÇN: Üç Krallığın Hikayesi (Romance of The Three Kingdoms) Çin tarihinin bir bölümüyle ilgili çok ünlü bir romandır ve Zhang Fei (Wiki İngilizce - Google görsel) bu tarih dönemindeki ve romandaki önemli karakterlerden biridir.)

Jun Mo Xie aniden kalbinde korkunç bir aydınlanma yaşadı. Dugu Ailesinin üç erkek kardeşi için zor olmuş olmalıydı. Nasıl bu kadar mükemmel bir şekilde böyle faziletli oğulların doğumunu koordine edebilmişlerdi? Bu ne tür bir yetenekti böyle?

“Jun Mo Xie! Nereye kaçıyorsun seni küçük velet?!” Dugu Ying’in keskin gözleri bir bakışta Jun MoXie’yi  keşfetti ve gök gürültüsü gibi kükredi. Arkasındaki altı kardeşi esrarengiz bir koordinasyon ortaya koydu ve aynı anda bağırdı. “Jun MoXie! Nereye kaçıyorsun seni küçük velet?!”

29 Kasım 2016 Salı

Otherworldly Evil Monarch 109

Bölüm 109: Sorun Geldi



Dugu Zongheng aniden sanki etraftaki hava akışı tamamen durmuş gibi boğuluyormuş gibi hissetti. Onun önünde, Jun ZhanTian şu anda büyük bir basınç veriyordu!

Jun ZhanTian’ın işe yaramaz torunu için böyle bir surat ifadesi yapacağını hiç düşünmemişti. Hmmph! Jun ZhanTian tarafından yayılan zorba basınca karşılık vermek için vücudundan bir aura patlak verirken gözlerini kocaman açtı. O çöpe bir hazine gibi muamele mi edeceksin? Lanet olsun! Eğer ben, baban, ona bir ders vermek istiyorsam, o zaman bunu torununun için iyi şans olarak düşün! Tü!

Jun ZhanTian ona sert bir ifadeyle baktı. “Dugu Zongheng, torunum seni kızdıracak ne yaptı? Aslında şahsen buna müdahil olmak zorunda mıydın? Bana bunun için bir açıklama vermen gerekir!”

Dugu Zongheng homurdandı. “Sadece beni rahatsız etmiş olsa umurumda olmazdı. Hep yüce ruhlu bir ihtiyar oldum; sadece çocukça bir saçmalık olarak düşünürdüm. En fazla bir kere kıçına şaplak atar ve gitmesine izin verirdim! Ama torununun gerçekten yapmaması gereken şey benim bebeğim XiaoYi ile uğraşmak! Ve o küçük pislik bunu yapacak kadar yüzsüzdü! Jun ZhanTian sana söylüyorum, torunun daha bir şey olmadığı için şanslı. Ama eğer bir şey olursa, onunla işim bittiğinde torununun cesedini bulman bile mümkün olmayacak korkarım!”

28 Kasım 2016 Pazartesi

Conquest 046

Bölüm 046: Zenginim!


Shaar mağaradan çıktığında kendisinden birkaç kat daha büyük bir sırt çantası taşıyordu. Tüm ejderha dişleri, tendonları ve pulları ejderha derisi kullanılarak birlikte paketlenmişti.

O kadar ağırdı ki anca anormal bir gücü olan adam taşıyabilirdi.

Anca insan salyangoza dönüşmüş Shaar’ın mağaradan çıkışını gördükten sonra zavallı yaratık nihayet rahatlayabilmişti. Ancak yanındaki Tatara şimdi titrek bacaklara sahip olmaya başlamıştı. Shaar’a bakarken hala bu küçük hırsızı nasıl selamlayacağı üzerinde kafa yoruyordu.

Acımasız olarak mı?

Bu doğal olarak işe yaramazdı. Bu küçük hırsız ve Majesteleri oldukça yakındılar. Bunu hesaba bile katmadan, onun o korkunç gücüyle muhtemelen Tatara’yı serçe parmağıyla ezebilirdi.

Dahası, kısa bir süre önce bu barbarı boğmaya çalışmıştı. Bu barbar hesaplaşmak isterse ne olurdu? İnce kemiklerinin bir yumruğa bile dayanamayacağından korkuyordu......

Primal Wildfire’daki soygun için intikamının umutsuz olmasından korkuyordu.

Bu konuda düşününce Tatara sadece üzüntü içinde içini çekebilmişti.

26 Kasım 2016 Cumartesi

Devouring The Heavens 043

Bölüm 043: Numara


Fung Lie, Xuanyuan ve yaşlı adamın henüz gitmemiş olduklarını fark etmişti bu yüzden çok güçlü bir rüzgarla onları dışarı çıkarmak için elini salladı.

Beş ateş tutamı beyni uyuşturan bir ses ile havayı kesip geçti. Ateş doğrudan Fung Lie’ye isabet edip onun zırhı boyunca yanarken Xuanyuan’ın tüm vücudu boyunca tüyleri diken diken olmuştu. Fung Lie açıkça sarsılmıştı ama tekrar tekniği okudu ve bu gücünü kullanarak üçünü seviye dörde geri getirdi.

Fung Lie’nin kaçtığını gören Guizhan, hüsran içinde haykırdı, "Kaçtı, onu yakalayacağım!"

Ama tam ileri çıkmaya çalıştığı anda üç kez öksürdü, her öksürük ağzından daha fazla kan çıkarmıştı.

Shitan soğukça konuştu, "Yapma. Fung Lie yaralandı, ama seni öldürmek içine her şeyini ortaya koyarsa hayatta kalamazsın. Onların baskınları bizim yaratıklarımızdan birçoğunu öldürdü. Diğer yuvalardan geçitleri açın ve birkaç yeni kan getirin. Yakın zamanda insan alemine insanları öldürmek için gitmeyeceksiniz. Fung Lie beşinci seviyeyi yok etmedi bu yüzden diğer yuvalarla bağlantıları güvenli tutmaya devam edebiliriz. Bir dahaki sefere böyle iyi bir şansımız olmayabilir. Mo ve insan arasında büyük bir savaş olacaktır, ama şimdi zamanı değil."